Flash

6/recent/ticker-posts

OKULLARDAKİ ŞİDDET VE AYDINLATILAMAYAN CİNAYETLER: TOPLUMSAL VİCDANIN ORTAK YARASI

 OKULLARDAKİ ŞİDDET VE AYDINLATILAMAYAN CİNAYETLER: TOPLUMSAL VİCDANIN ORTAK YARASI




Birlik ve Yükseliş Partisi’nden kapsamlı değerlendirme
 Birlik ve Yükseliş Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Karadeniz Bölge Başkanı Kemal Çetin, son dönemde Tunceli’de yıllardır aydınlatılamayan cinayet dosyası ile birlikte Tunceli, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta eğitim kurumlarını hedef alan şiddet olaylarına ilişkin kapsamlı bir açıklamada bulundu. Çetin, yaşanan tüm bu gelişmelerin birbirinden bağımsız değil, aksine aynı toplumsal kırılmanın farklı yansımaları olduğunu vurguladı.

Kemal Çetin açıklamasında, Tunceli’de yaklaşık 6 yıldır aydınlatılamayan cinayet dosyasının yalnızca bir adli vaka olarak görülemeyeceğini belirterek, “Altı yıldır sonuçlandırılamayan bir dosya, sadece bir ailenin değil, tüm toplumun vicdanını yaralamaktadır. Adaletin gecikmesi, adaletin eksik işlemesi anlamına gelir. Bu durum, vatandaşın devlete olan güvenini sarsar” ifadelerini kullandı.

Çetin, aynı şekilde son dönemde Tunceli, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan şiddet olaylarının da toplumun geleceğini tehdit ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Okullar; ilmin, ahlakın ve insanlığın inşa edildiği yerlerdir. Bu mekânların şiddetle anılması, yalnızca bugünün değil yarının da tehlikeye girdiğini göstermektedir. Eğitim yuvalarında yaşanan her olumsuzluk, aslında toplumsal yapımızdaki derin sorunların bir yansımasıdır.”

Açıklamasında her iki konunun ortak noktasının “adalet ve değerler” ekseninde birleştiğini vurgulayan Çetin, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir tarafta aydınlatılamayan cinayetler, diğer tarafta gençlerimizin şiddete sürüklendiği bir eğitim ortamı… Bu tabloyu ayrı ayrı değerlendiremeyiz. Adaletin geciktiği, değerlerin zayıfladığı bir toplumda bu tür acı olayların artması kaçınılmaz hale gelir.”

Çetin, yaşanan sorunların çözümü için yalnızca güvenlikçi politikaların yeterli olmayacağını, çok yönlü bir yaklaşım gerektiğini ifade ederek şu önerileri dile getirdi:
“Öncelikle, yıllardır sonuçlandırılamayan dosyalar etkin ve şeffaf bir şekilde yeniden ele alınmalıdır. Gerekirse özel soruşturma ekipleri kurulmalı, kamuoyu düzenli olarak bilgilendirilmelidir. Bununla birlikte eğitim sistemimizde sadece akademik başarı değil; ahlak, vicdan ve sorumluluk bilinci de öncelikli hale getirilmelidir. Okullarda rehberlik hizmetleri güçlendirilmeli, aile-okul iş birliği etkin bir şekilde sağlanmalıdır.”

Cezasızlık algısının toplumda derin yaralar açtığını vurgulayan Çetin, “Eğer bir suç cezasız kalıyorsa, bu sadece geçmişin değil, geleceğin de riske atılması demektir. Hukukun caydırıcılığı ortadan kalktığında, benzer olayların yaşanması kaçınılmaz olur. Bu nedenle hiçbir dosya zamana bırakılarak unutulmamalıdır” dedi.

Açıklamasının sonunda hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet dileyen Kemal Çetin, adalet ve toplumsal bilinç çağrısında bulunarak şu ifadelerle sözlerini tamamladı:
“Bu acıları bir daha yaşamamak için günü kurtaran değil, geleceği inşa eden adımlar atmak zorundayız. Adalet zamanında ve eksiksiz tecelli etmeli, eğitim ise yalnızca bilgi değil karakter de kazandırmalıdır. Güçlü bir devlet, ancak adaletli ve bilinçli bir toplumla mümkündür. Milletimizin başı sağ olsun.”

Bu kapsamlı açıklama, hem Tunceli’de yıllardır aydınlatılamayan cinayet dosyasını hem de eğitim kurumlarında artan şiddet olaylarını yeniden kamuoyunun gündemine taşırken, çözüm odaklı politikaların gerekliliğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Yorum Gönder

0 Yorumlar